Ölüm, sevgililer sevgilisi, alemlerin rabbi, rahman ve rahim olan Allah’a kavuşmak değil midir? Ölüm, dünyanın sıkıntılarından, kederlerinden gam ve tasalarından kurtuluş değil midir? Ölüm, dünyadan cennete açılan bir portal değil midir? Ölüm niçin kötüdür? Kime kötüdür? Neden ölmek istemeyiz? Veyahut diğer bir deyişle ölüm neden bizi korkutur?
فقال سليمان: يا أبا حازم ما بالنا نكره
الموت؟
فقال: لأنكم عمّرتم الدنيا وأخربتم الآخرة، فأنتم تكرهون أن تنتقلوا من العمران
إلى الخراب
Bu ve benzeri sorular bir gün, Emevi halifesi
Süleyman bin Abdülmelik, Medineli zahid ve âlim Ebû Hâzim’e (Seleme bin Dinar)
sorar. Ölümü neden sevmeyiz?
"Çünkü siz dünyanızı mamur kıldınız,
ahiretinizi ise harap ettiniz. İnsan, mamur ettiği bir yerden harap ettiği bir
yere taşınmak istemez."
Çünkü bizler dünyaya o kadar yatırım yaptık ki ahirete bir
türlü sıra gelmedi. Uğruna çalıştığımız yerden ayrılmak istemiyoruz hepsi bu.
Cenneti hiç içten arzulamadık, ahiret için olan yatırımları hep öteledik. Hal
böyleyken ölüm neden korkutmasın ki?
Hiç düşündürdü mü mesela rabbimizin, “Hiç
ölmeyeceğinizi sanarak lüks ve gösterişli yapılar mı ediniyorsunuz?”[1] buyruğu?
Ya da “Yoksa siz ahirettense dünyayı mı tercih
ettiniz?”[2]
suali?
Daha ne kadar kalacağımızı bile bilmediğimiz şu dünya hayatı
için ahiretimizi yeterince ihmal etmedik mi? Bir gün herkesin gideceği o yola
gitmeden önce sorduk mu ölüme hazır mıyız diye? Aniden açılıverse o portal
cennete mi cehenneme mi açılır benim için? Ben cennetliklerin mi
cehennemliklerin mi amellerini işliyorum? 3 günlük dünyada bir ev asli ihtiyaç ama
ebedi kalacağımız hayatımızda kalacağımız ev nasıl hiç düşündük mü?
Harap ettiğimiz şeylerin imarı mümkünken telafi edelim.
Dünya uğruna ahiretimizi heba etmeyelim. Bu konu üzerine ne kadar düşünürsek
düşünelim abartmış olmayız. Dünyaya gönderilme maksadımız olan o en güzel ameli[3]
işlemeden göçmeyelim bu dünyadan.
Öyle bir hayat sürelim ki ölüm gerçekten kurtuluş olsun
bize. Gönül rahatlığıyla şehit olmayı dileyebilelim. Rabbimizin bizden razı
olacağını düşünerek ona kavuşmak olarak görebilelim ölümü. Ölüm bizi değil de
biz ölümü öldürelim. En sevgiliye kavuşmak olsun ölümün karşılığı bizde. Tek
derdimiz O’nun (a.c) rızası olsun yüreklemizde.
Rabbim ölümü vuslat kıldığı kullarından eylesin.
Dua eder dua beklerim.