Seven Sevdiğini Namaza Kaldırsın


Bugün sabah eşim beni namaza kaldırırken uyku sersemliği ile onu biraz zorlamış olacağım ki “Hadi kalk cennette seninle birlikte olmak istiyorum.” dediğini işiterek uyandım. Gözlerimi böyle açınca içten içe o kadar hoşnut oldum ki namazı bir başka kıldım. Sonra sabah işe giderken düşündüm durdum. Sevdiklerimizle cennette beraber olmak istiyor muyuz? Ne kadar istiyoruz? Gerçekten istiyorsak bunun için ne kadar çaba sarf ediyoruz? Oturup kalktığımız arkadaşlarımız, akrabalarımız ya da ailemiz… Onlardan ebedi hayatımızda ayrı kalmaya razı gelir miyiz? Neden o halde rabbimizin razı olmayacağı işler hususunda “Olmasa iyi ama oluyor işte napalım?” modunda takılıyoruz?


Peygamberimiz(sav) şöyle buyuruyor:

“Gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılan ve karısını da (namaz kılması için) uyandıran, kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kimseye Allah rahmet etsin. Aynısı (gece kalkıp kocasını uyandıran ve uyanmazsa yüzüne su serpen) kadın için de geçerlidir; Allah o kadına da merhamet etsin.”[1]


Merhamet etsin demek, cennet ile mükafatlandırsın demektir. Bu duanın muhatabı olmak istemez mi insan? Sevdikleriyle cennette buluşmak içten içe heyecanlandırıyor mu bizleri? Yaşıyor mu kalplerimiz?


Peygamber efendimizin(sav) evinden çıkıp kızının evine giderek onları teheccüde kaldırdığını biliyoruz. Belki de o altın değerindeki seher vakitlerinde evlatlarının uyumasından rahatsız oldu. Cennetteki makamlarının ali olması için dayanamayıp kalkıp kızının evine giderek onları namaza kaldırdı.


Hz. Ali’nin(ra) bu durumu şu şekilde aktarmaktadır:

"Resulullah (sav) bir gece Fatıma ile benim evimize geldi ve şöyle buyurdu:

“Namaz kılmıyor musunuz (kalkmayacak mısınız)?”[2]


Bu durum sadece namaz ile sınırlı değil elbette. Bugünkü yaşadığım olay özelinde sizlerle birkaç hadis paylaşmak istedim. Bir gün bu diyardan göçüp gideceğiz. Sevdiklerimizle beraber cennet bahçelerinde buluşmak istiyorsak bunu dert edinmeliyiz.


Rabbim sevdiklerimizle beraber cennette buluşmayı nasip eylesin. Bizleri salihlere, şehidlere ve peygamberlere komşu kılsın.

 



[1] Ebu Davud, Vitir 13; İbn Mâce, İkamet 188

[2] Buhârî, Teheccüd 5, İ'tisâm 18; Müslim, Müsâfirîn 206

*

إرسال تعليق (0)
أحدث أقدم